WhatsApp Image 2026-03-28 at 15.16.11

Pekin’de Parklar

Çin’de parklar için kullanılan en güzel tarif bence şudur: “Cennet yeryüzünde yeniden yaratılır.”

2017 yılında Çin’e ilk geldiğimde, çok kısa bir süre sonra Pekin’deki parkları keşfettim. Çin’de ilk parkla tanışmamız, Beihai (Kuzey Denizi) Parkı’na gidişimle olmuştu. Oldukça etkilenmiştim. 682.000 metrekarelik bu alan, bizim bildiğimiz klasik parklardan farklıydı; oldukça büyüktü ve içinde devasa bir göl vardı.

2008 yılında yapılan Pekin’deki bir diğer park olan Olimpik Park ise 6,2 kilometrekarelik bir alana sahiptir. Devasa ölçekteki bu parklar, adeta sıradan insanların şehrin keşmekeşinden kaçıp nefes aldığı yerler olarak bilinir.

Avrupa klasik bahçelerinin tasarımcıları çoğunlukla mimarken, Tang ve Song dönemlerinden itibaren Çin bahçelerinin tasarımcıları çoğu kez ressam olmuştur (1); bahçe inşası genel olarak “dağ yığma ve su düzenleme” olarak adlandırılır. Çin bahçesi özünde bir peyzaj dünyasıdır; geleneksel manzara resminin uzantısıdır ve manzara resmi de doğal dağ ve sular örnek alınarak ortaya çıkmıştır. Çin bahçesi doğayı yüceltir, fakat doğayı taklit etmez; resimsel anlamı dikkate alır, ama resimdeki dağ ve suları da bire bir kopyalamaz. Buradaki “doğallık”, gök ile yerin canlılık üreten mantığını görünür kılmaktır; “tablo” ise şiirsel bir yaşam dünyası kurmaktır. Bu bakımdan “doğal tablo”, özünde bir yaşam tablosudur.

Çinliler parkları şehir planlamasının bir parçası olarak ele alırlar. Örneğin bir havalimanı tasarlanırken, orası yalnızca tek bir yapı olarak değil, bir bölge olarak planlanır; parkın da hangi bölgede yer alacağı en baştan belirlenir. Yani bir şehir nasıl şehir hastanesi olmadan düşünülmüyorsa, devasa parklar olmadan da düşünülmez.

Geçmişte yalnızca saray mensuplarının veya soyluların gezebildiği bu mekânların halka açılması, Çin toplumunun modernleşmesinin ve kamusal yaşamın gelişmesinin sembolü olmuştur. Tarihi parklar (örneğin Beihai Parkı ve Zhongshan Parkı), edebiyatçıların, sanatçıların ve devrimcilerin bir araya geldiği, yeni fikirlerin tartışıldığı, adeta birer kültür ve sanat merkezi işlevi görmüştür. (1)

Aynı zamanda Çin’deki parklar, doğallığı korumak amacıyla tasarlanır. Yani parklara gittiğinizde dümdüz taşlar görmezsiniz. Yürürken yamuk taşların üzerinden geçersiniz ve bu bilinçli olarak yapılmıştır. Bu nedenle parklar şu sözle ifade edilir:

“İnsan yapmış olsa da sanki kendiliğinden oluşmuş gibi görünmelidir.”

(虽由人作,宛自天开)

Çin’deki parkların iki temel özelliği bulunur: göl ve tepe. Her parkın merkezine yakın bir noktada yapay veya doğal göller bulunur. Bilinçli olarak yapılmış bu göllere ulaştığınızda, insan kendisini hedefe ulaşmış gibi hisseder.

Bir diğeri ise doğal ya da yapay olarak bulunan küçük tepelerdir. Tepeler, cennete en yakın yerler olarak bilinir ve buralarda ibadethaneler de görürsünüz.

Bunun dışında modern zamanlarda parklar, aynı zamanda sosyalleşmenin ve bir araya gelmenin en önemli mekânlarından biridir. Sabah saat 7’de bir parka gittiğinizde, 50 kişilik bir grubun aynı anda dans ettiğini veya birkaç kişinin bir araya gelerek Taiqi yaptığını görürsünüz. Çin’de müzik koroları oldukça yaygındır ve bu koroların varlığı yerel hükümetler tarafından desteklenmektedir. Akşam saatlerinde ise onlarca kişinin aynı anda dans ettiğini gözlemlersiniz. Benim gibi amatör bir dansçı olsanız bile önemli değildir. “Sahneye çık ve dans et!” anlayışı vardır.

Parklarda en sevdiğim kurallardan birisi de ne mangal yakmak ne de çakmak getirmek serbesttir. Manzaraya karşı bir tek atalım diyemezsiniz, ateş yakamazsınız. Yukarıda da bahsettiğim üzere, parklar bir nevi meditasyon aracıdır. Gerçekten parklara gittiğinizde ruhunuzun dinlendiğini, sadece kuşların cıvıltısını duyduğunuz, insanların yüksek sesle konuşmadığı müthiş bir portrenin

içinde kendinizi bulursunuz.

Xi’an’da gördüğüm ve beni çok güldüren anılardan biri de parklarda oğlu veya kızı için aday damat ya da gelin ilanı asan teyzelerdi. Çocuklarının hangi okuldan mezun olduğunu, evinin ve arabasının olup olmadığını, yaşını ve benzeri temel bilgileri yazar, alternatif damat veya gelin ararlardı.

2018 yılında biz de nasibimizi aldık ve bir teyze bana, “Kızımla evlenmeyi düşünür müsün?” diye sormuştu. Benim cevabım da şu olmuştu:

“Yok teyze, şimdilik almayayım ama ileride düşünürüz.”

Çao Yang (Güneşe bakan) Parkı

Beyhay (Kuzey Denizi) Parkı

Beyhay (Kuzey Denizi) Parkı

İheyuan (Yazlık Saray) Parkı